8

Suskunluğumuzla mı Direniyoruz ?

Ne yazmalı nerden başlamalı bilemiyor insan..
Hatta nasıl yazmalı...
Evladı kucağında,Onun cansız gözlerine bakarak ağlayan bir annenin göz yaşları nasıl ifade edilir...
'Anne uyan annee ' diye yürek dağlayan çocuğun acısına hangi cümle karşılık gelir...
Yazacak hiçbirşey yok evet...
Uyandık diyerek direnilen günler üzerinden çok geçmedi!
Bir nesil katlediliyor!
Acılar içinde, alınlar secdede katlediliyor!
Asıl bugündür uyanma! vakti...

Dua...Dua..Dua..
Bu da Geçer Ya Hu...

Birgün Rasûl-i Ekrem -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz:
“–İnsanlar üzerine öyle bir zaman gelecek ki, o vakit mü’minin kalbi tuzun suda eridiği gibi eriyecek!” buyurdu.
“–Niçin eriyecek yâ Rasûlallâh?” diye sorulduğunda:
“–Kötülükleri görüp de onları değiştirmeye güç yetiremediği için.” buyurdu. (Ali el-Müttakî,Kenz, III, 686/8463)

Gördüklerimiz izlediklerimiz karşısında kalbimiz tuzun suda eridiği gibi erimiyorsa eğer durup düşünmeli...




22

Yazdan Kalan#1 Kum Havuzu

Yazarız deyip fırsat bulamadığımız  tatil maceramızı bu seri altında bir bir sıraya koyup kaldığımız yerden ev okulumuza devam etmek niyetimiz :) Hadi hayırlısı diyelim :)


Bu yıl tatilimizin 1 aylık bölümünü babamızın ailesi ile birlikte köyde geçirdik
Etka bu bir ay boyunca uyku ve yemek saatleri dışında kalan zamanının tamamını  bahçede geçirdi
Halinden gayet memnun:)
Son derece özgür :)


Kural bilmez, sınır tanımaz:))
Hallettiğimizi düşündüğümüz vurma, atma, alt ıslatma gibi davranışlar geri döndü bir bir ...
Hırçınlık hat safhada!
Derken Ramazan bitti, sahura kadar uzayan geceler ve haliyle ritmi bozulan uykular azaldıkça Etka'da da olumlu gelişmeler oldu çok şükür :)
Bu süreci de bir yazıda yazacağız inşallah :)


Şimdi gelelim 'kum havuzumuza' :)
Köyde ki  ilk günlerimizde bahçede geçirilen zamanı daha eğlenceli kılmak adına planladığımız kum havuzunu hayata geçirdik


Babacık önce uygun tahtaları seçip hazırladı
Daha sonra bu tahtaları çivi ile bir araya getirdi, malumunuz :))
Vazgeçilmez kum oyuncaklarımızı da unutmadık tabi


Küreği kovası baba icadı kum kaydırağı
Ve işte köye tatile gelen diğer çocukların bile ilgisini çeken kum havuzumuz :)


Gerisi hayal gücü :)
Kumdan kaleler yaptık Oğulcukla, kumdan değirmenler döndürdük



38

Nerelerde miyiz ? Türkiyedeyiz :))

11 Haziran 9:50 itibari ile ülkemize ayak basmis bulunuyoruz
Hayat hızla akmış gibi burda
Her sey bir anda değişmiş
Ama yine de tanıdık bildik hersey :)
Herkes Türkçe konuşuyor :)
5 bucuk saat suren uçak yolcululugumuz tahmin ettigimden guzel gecti
Etka 2 saat kadar uyudu uyandi arabalariyla oynadi
Burada ki Düğme Oyunu yanima almistim
Ne kadar isime yaradi anlatamam :))
Durduk durduk büyüttük tırtılı
Sıkıldıkça bir parça daha ekedik :)
6 saatlik bir dinlenmenin ardından otobüsle 13 saat yolculuktan sonra Tokat'a geldik
Molalarda indik, gezdik
Parklarda oynadık :)
Ve sonunda Annenin doğduğu büyüdüğü eve geldik :)

Şimdi tatildeyiz:)
Görüldüğü üzere de keyfimiz yerinde elhamdulillah :))
Neler yapıyoruz neler :))
Bugün bekleyen tüm yorumlar onaylandı, cevapları yazıldı, biriken mailer okundu :)
Bundan sonra bir bir yazacağız inşallah :)
8

Doğa İçin Çal...


Uzun zamandır dinlemekten ayrı  izlemekten ayrı keyif aldığım , Doğa kadar çeşitli ,Doğa kadar anlamlı çalışmalar..
Doğa İçin Çal...
Vurma...
Kırma...
Yıkma...
Yakma...
Dövme...
Dökme...

32

Hayvanlar Kitabı-Büyük Küçük Kavramları

Türkiye'ye geri sayım basladı
Son 6 gün :)
Havaların ısınmasıyla planlı aktivitler yapamadık
Planladıklarımızı bile zaman bulup gerçekleştiremedik :)
Bir kış boyunca eve  kapanmanın acısını çıkarttık,çıkarıyoruz :)
Doğadan da öğreneceklerimiz sonsuz dedik :)
Bol bol parklara gittik
Temiz havanın güneşin tadını çıkardık
Evde ki zamanlarımızı da boş geçirmedik tabi
Eşleştirme kartlarımızla ,boyalarla ,kitaplarla ilgilendik bool bol :)

Babamızın da destekleriyle 'Hayvanlar Kitabı' yaptık
Kitabın sayfalarını Pvc ile kapladık

Büyük küçük kavramlarını öğrendik
Büyük olanları boyadık

Tek tek gözlerini ,kulaklarını ,

Ayaklarını boyadık

Hayvanların isimlerini tekrarladık.
Sevdik yani özetle yeni kitabımızı :)
Çıktı almak isteyenler için sayfa sayfa baskı boyutu aşağıdadır :)
Hayırlı Kandiller...Dua İle...




8

İnsanlar Sloganla Güdülmez...Düşünceye Hürriyet, Sonsuz Hürriyet...

Karanlıkta kavga olmaz. 
İdeolojiler, uçurumları aydınlatan hırsız fenerleri. İstemesek de onlara muhtacız.
Kaosu kosmos yapan insan zekası, tecrübelerini ideolojilerde sergilemiş.
İdeolojiye düşmanlık, tek izm’e teslimiyettir: obskürantizme.
İdeolojiler siyaset dünyasının haritaları.
Haritasız denize açılınır mı? Ama harita tehlikeli bir yolculukta tek kılavuz olamaz.
Pusulaya da ihtiyaç var.
Pusula: şuur...
Tarih şuuru, milliyet şuuru, kişilik şuuru.
İdeolojilerin peşine takılanlar pusulasızdırlar.
Gemi ya kayalara çarptı ya batağa saplandı.
İdeolojilerin ışığına göz yumanları sloganlar yönetir.
Karanlık kinlerin birbirine saldırttığı çılgın sürülerin savaş çığlığıdır, slogan.
İlkelin, budalanın, papağanın ideolojisidir slogan.
Düşünce ile çığlık bağdaşmaz.
Şuurun sesi çığlık değildir.
Yabani bağırır, medeni insan konuşur.
Bu çocuklar yıllarca konuşturulmadı.Hınçlarını üç beş kelime ile suratımıza tükürüyorlar.
İdeolojileri yasakladığımız için hışımlarına uğradık.
Demokrasinin demopedi olduğunu kimse düşünmedi.
Aczin hürriyetperverliği yalanların en namussuzu.Bahşedilen hürriyet, ölmek ve öldürmek hürriyeti.
Toprak sarsılıyor!..
Hep birden esfel-i sâfiline yuvarlanmak istemiyorsak, gözlerimizi açmalıyız.
İnsanlar sloganla güdülmez.
Düşünceye hürriyet, sonsuz hürriyet.
Kitaptan değil kitapsızlıktan korkmalıyız..

Bütün ideolojilere kapıları açmak, hepsini tanımak, hepsini tartışmak ve Türkiye’nin kaderini onların aydınlığında fakat tarihimizin büyük mirasına dayanarak inşa etmek.İşte, en doğru yol …”

Cemil Meriç
25

Gelincik tarlaları ve mukavvadan şehirler.

Dağlar oğlum dağlar,
Küçücük evlerini eşyalarla doldurup, artık kımıldayacak yerleri kalmayınca bunalan, başkalarını konuşmaktan kendi sesini bile artık duyamayan, bunca teknolojiye rağmen yine bunca vefasız olan, tek derdi cep telefonunu sürekli şarj edip, aynı yoldan işe gidip gelmek olan biz modern insanlar.

Dağlar oğlum dağlar,
henüz bizim bin şükür.
Küçücük hayatlarımıza uzaktan bakabildiğimiz yegane yerler.
Her şeyin küçüldüğü, düşüncelerin büyüdüğü yerler.



Etka'ya bir kaç hafta önce yamaç paraşütü yapanları göstereceğimize dair bir söz vermiştik.


Geçen sene Etka ve Annecik Türkiye'deyken çektiğim yukarıdaki karede ki abileri ve ablaları bulmak üzere Bişkeğe bir saat kadar uzaklıktaki Atabeyit'e doğru yola çıktık.


Rüzgar gülümüzü arabamızın penceresine iliştirip yola koyulduk.


Bir pazar sabahında yumuşak bir yatak ve serin bir havada uykusuz gözlere
mışıl mışıl uykuyu bıraktırmak dile kolay.
Neyse ki imdadımıza şehri çıkar çıkmaz bizi karşılayan bu güzel sarı çiçekler yetişti.


Havanın rüzgarlı oluşuna ve bu havada yamaç paraşütü yapanları görememe ihtimaline rağmen, dağların eteklerindeki kıpkırmızı gelincik tarlalarını görüp yola devam ettik.


Tanrı dağlarının yamaçlarını öbek öbek kıpkırmızı gelincikler sarmıştı.


Gelincik mevsiminin geçmiş olduğunu düşünürken karşımıza çıkan bu güzel sürprizin içine attık kendimizi.


Gelincik topladık.


Kokladık.


Çok güzeldi, gelincik tarlasında dolaşmak.
Her yer yemyeşil, kıpkırmızı.


Yeşilin içine kırmızı meğer nede güzel yakışırmış.


Sonra vurduk kendimizi dağlara, bayırlara.


Yamaç paraşütü yapan abilerin, ablaların atladıkları yere kadar çıkıp rüzgarı kontrol ettik.


Cık cık,
hava çok rüzgarlı, o yüzden kimse gelmemiş.


Babamla biraz antrenman yapıp,


dönüş yolunu yürümek üzere annemle beraber yola koyulduk :)


Rüzgar gülümüzü babamıza teslim edip,


Dik yamaçlarda koştura koştura yürüdük.


Biz yoğun bir haftanın içinde koştururken burada binbir renkte çiçekler açmıştı.
Dağlara geldik, yaşadığımızın şehir küçüldü küçüldü, uzaktan rengarenk görünen çiçekler büyüdü büyüdü.
Çok şükür, bin şükür.

Al eline bir değnek,
Tırman dağlara, söyle!
Şehir farksız olsun tek,
Mukavvadan bir köyle.

Uzasan, göğe ersen,
Cücesin şehirde sen;
Bir dev olmak istersen,
Dağlarda şarkı söyle!

Necip Fazıl
28

Geometrik Şekilleri Yuvalarına Götürmece :)

 Narın Gezimiz dönüşü Burada da kısaca bahsettiğim gibi çok dolu geçti günlerimiz
Çok uzun zamandır Etka paşa evdeki eldeki aktiviteleri yineledi :)
Hem gözden geçirmiş olduk hatırladık hem eksikleri tamamladık :)
Bu süreç güzel geçti aslında ama yine de yeni bişeyler aradı durdu :)
Bugün de pinterestten bir blogda gördüğüm fotoğraf fikir oldu bize


Beyaz kalın keçeden zemini, mor kalın keçeden de şekilleri kestim
Şekillerin içlerine cırtcırt yapıştırdım slikonla
Yan tarafına da uzun şerit cırtcırtlar yapıştırdım

Şekillere göre gurplandırıp sıralıyoruz
Sonra tek tek şekilleri alıp yuvalarına yapıştırıyoruz

Gündüz iki  akşam buçuk kez oynadı ilk günden :)
Sevdi anlaşılan :) devamı da gelir inşallah
Akşam performansı düşüyor genelde, biliyorum babayla eğlenceli oyunlar oynama isteğinin payı büyük:))

Üst azı dişlerini çıkaran Etka ilk defa bu yüzden (hastalık dışında) ateşleniyor, iştahı kesildi, huzursuz... Uykuları bölük pörçük ....
Okuyan teyzelerimizden amcalarımızdan dua istiyoruz, kolaylıkla atlatsın inşallah Oğulcuk :)
30

Tünelden Balık Toplama :)

Uzun zamandır yazamadık blogumuza
Anne (yani ben :) bu günlerde evimizi kimyasal olan çoğu şeyden arındırma gayretinde :)
Evet evet bunun için uğraşıyorum bir kaç haftadır
Okuyorum ,notlar alıyorum..
Meğer ne haybeye yaşıyormuşuz :)
Ama bende boş durmuyorum artık, geç olsun da güç olmasın öyle değil mi :)
Henüz tamamen olmasa da çabalarım devam ediyor ..
Yine de bu anlamda insanlık için küçük ama ailemiz için büyük adımlar attık :))
Sıvı sabunu bıraktık mesela :))
Şampuanı  kaldırdık :)
Sirkeyi  uzun zamandır temizlikte kullanıyordum zaten :)
Artık şampuan yerine saf sabun saç kremi yerine sirke ve yumurta sarısı kullanıyoruz :)
Bizden kısaca haberler böyle :)

Gelelim bugünki aktivitemize
Kapalı oyun alanlarında kaydıraktan kaymak için geçilmek zorunda olunan boru tünele alıştırmak amaçlı yapılmış bir aktivite :))

Daha önce trafik yolu yapımında kullandığımız kartonu rulo yapıp batlarla yapıştırıp sağlamlaştırdık :)
Ve tünelimiz hazır :)

Tünelin üzerini Etka boyamak isteyince Baba-Oğul özgün bir çalışma ortaya koydular :)

Tünelin içine daha önce Akvaryum yapımında kullandığımız keçe balıkları bantla yapıştırdık
Etka tünelden geçerken renklerine göre balıkları koparmasını istedik

Ama Oğulcuk o heyecanla Allah ne verdiyse eline hangisi geldiyse toplayıverdi :)
Renklere odaklanma amacımız gerçekleşmese de işin eğlenme kısmı başarıyla sonuçlandı :)
12

Etkaca 28. Ay :)

Günler geçiyor bir bir..
Giden ömürden gidiyor..
Evladın kokusunu içe çektiğimiz her gün her an şükürle dolu geçiyor..
Ne mutlu..
Gördüğümüz gülen bir çift gözse eğer yaptığımız herşeye değer :)

Şükür yazımız bu bizim..
Bu ay bir hafta gecikmeli oldu ama olsun :))
Baharın gelmesiyle dışarda geçirdiğimiz zamanlar arttı
Yazmaya pek fırsat bulamadık yani :)

Bir ay daha geçti Oğulcuk
Bu bir ayda Sen bir ay daha büyüdün..
Bir ay daha öğrendin..
Bir ay daha eğlendin..
Bir ay daha senle olmanın şükrünü hissettirdin..
İşte yıllar sonra okuyup hatırlayacağın bu bir ayın,özetle...

Hakan Abi (Hakaaa) en can dostun oldu :)

Ellerini ceplerine sokup yürümek tarzın...
Arabalar en sevdiğin oyuncakların oldu :)

Alsak mı almasak mı karar veremediğimiz ,en sonunda seneye ertelediğimiz halde babanın yine de dayanamayıp(!) sana sürpriz getirdiği Skoter en ilgini çeken şey oldu :)
Bir iki denemeden sonra olayı çözdüğün artislik hallerin de bizim neşemiz oldu :)

Geçen sabah dizimin üzerine düştükten sonra bize yaşattığın 1-2 sn en büyük korkumuz oldu...

Evimizin köşesinde ki marketten aldığımız 1 litre sütü eve kadar taşıyarak annesine en büyük yardımcı oldu :))
Babaya düşkünlük level atladı :)
İstemediğin de ifadelerin kesinleşti

Kapalı oyun alanlarında en üst kata kadar çıkman ve en yüksek kaydıraktan kayman eğlencen..
Yürüyen merdivenlerden tek başına inip çıkman cesaretin oldu :)

Gördüğün her yapraklı şeye AĞAÇÇÇ demen genellemen oldu :)
Tuvalet eğitiminde gösterdiğin başarı ailecek bizim için çok güzel oldu :))

Yolda yürürken yanından geçtiğimiz herkese el sallayarak selam vermen ,gülücükler dağıtman neşen-neşemiz oldu :)
Alt komşumuzun oğluyla aynı dili konuşmadığınız halde kurduğunuz iletişim şaşkınlığımız oldu :)
Hatta elinde ki rüzgar gülünü O'na hediye etmen mutluluğumuz oldu..

Can Oğul seninle geçen her gün bize 'Umut' oldu..
Elhamdülillah...

Teşekkürler

.
Etkaca