0

Geometrik Şekillerle Oyunlar

Bu yaz Türkiyeden aldığımız üç boyutlu geometrik şekillerin izdüşümlerini bulduk bugün.

Uyanık köfte Etka geometrik cisimlerin altlarına bakıp nereye konulacağını çözdü :)
Basit geldi buyüzden

Ama Etka en çok  evler, evlere kapılar yapmayı. üst üste koyup kuleler yapmayı ve tabi ki kuleleri devirmeyi sevdi :)

Yere büyükçe bir kağıt yapıştırdık
Üç parçaya ayırıp farklı renklerde daire, üçgen, kare çizdim

Sırayla her bir alan için bir renk ve şekil söyledik Etka'da çift ayak üzerine sıçramaya çalıştı :)
Sağ ayak daireye giderken, sol ayağın üçgene doğru kaydığı da oldu tabi :))

Sonra arabalarını getirdi
E kambersiz düğün olmayacağı gibi arabalarsız da oyun olmuyor bizde :)
Söylediğimiz renk ve şekile göre arabasını parketti :)
Polis oldu ,arabalarını durdurdu:)
Ayabaa,kıımızı üçgende duyy :))


0

'Seni, Bu Dünya'da, Göz Denilen Şeyle Göremedik Be Çocuk...'


Beyaz bir kağıda senin için,sana yazılan bu cümle...
'Seni, bu Dünya'da, göz denilen şeyle göremedik be Çocuk...'
Ne çok duygulu , ne çok kıymetli bizim için bir bilsen...

Etka'm, daha bir anlamlı sana 'Çocuk' demek artık..
Daha bir naif seninle geçen her 'an'
Ve bin şükür dolu sana bakmak
Elhamdülillah....
3

Süngerle Şişeye Su Doldurmaca

Su oyunları zaten favori
Banyo kapısını açık bulduğu anda, kamyonunu aldığı gibi lavaboya koşuyor Etka
Kamyonuna su dolduruyor,sonra sırayla bütün arabalarını taşıyor ama bize hiç çaktırmadan sessizce :))
Lego parçaları, pomponlar ,rulo fırçalar...
Banyo, 'oto yıkamacı'ya dönüyor kısa sürede :)
Ayaklar ıslanana kadar bu oyunun süresi
Neyse ki sorun yapmıyor, böyle bazı gizli anlaşmalarımız var bizim ,
Baktık çoraplar ıslandı bitiriyoruz :)


İnce motor becerilerini destekleyen ve el göz koordinasyonu kurmada faydalı transfer çalışmalarını sık sık tekrarlamaya çalışıyoruz.
Bu akşamda  süngerle su taşıdık boş şişeye

Şişe doldukça boşaltıp başa döndü
Tekrar tekrar oynadı

Masaya dökülen suları temziledi

Dikkatini uzun süre koruması ve itinalı çalışması ile bu oyundan 10 puan 5 yıldız kazandı :))
0

Kaç Saat :)

Günlerdir Etka'nın dilinde aynı soru
Hatta bana babasını telefonla arattırıp 'Baba kaç saat ' diye soruyor,cevabı alınca gülüp tamam diyip kapatıyor, o derece yani :))
Henüz çok çok erken saatleri tam anlamıyla öğrenmesi için, ama ilgileniyor madem, öğrenemesek de oynarız biz de :)
Öğle uykusundan sonra bu kol saatini hazırladım Etka'ya

Plastik bir şişenin tam yuvarlak olan kısmından şerit olacak şekilde bir parça kestim
Plastik kolçak kısmı kendiliğinden kapanıyor zaten ,tam Etka'nın kol ölçüsünde oldu.
Üzeri için de kırmızı eva kağıttan daire kesip rakamları yazdım 
Sıcak slikon ile birbirine yapıştırdım

Koluna taktık Oğulcuğun 
Ben sordum o cevap verdi,
-Etka saat kaç?
          - Üç döyt :))
Arada bir kolundan çıkardı sakladı, nerde diye sordurdu bize :)
Kayga götüydü diye cevapladı
Sonra da 'Anne söyle kayga getiysin saatimi' dedi :))

Bu yaz Türkiye'den aldığımız bu kitap öğle uykusundan önce okuduklarımız favoriler arasındaydı zaten
Bugün tekrar okuduk


2

Etkaca Ev Okulu - Saatler

Bu hafta yapmayı planladığımız oyunları toparlamaya çalıştık.
Eğlenceli bir hafta olması dileğiyle :)



18

Sadece Su ile Boyanan Renkli Noktalar

Cuma günü Babanne Dede Türkiye'ye döndüler
Kaldık yine çekirdek aile :)
Etka odasına geçti yeniden
Sabaha kadar uyanmadan deliksiz bir uyku uyudu:)
Kalabalık ailelerde büyüyen çocuklar sevgiye doyuyormuş vesselam
Doya doya oynadı,güldü,şımardı Etka
Sınırlar da ihlal edildi tabi bol bol...
Neyse en iyisi bu konuya üç nokta koyup bitirelim:)

Geçenlerde küçük bir kırtasiyede rastladığımız bu noktalı balık ilginç gelmişti bize.
Paketin içinde sadece fırçası vardı
Tahminlerimize göre sadece su ile boyanacaktı :)
Eve gelir gelmez hemen küçük bir kısmında denedik:) Tahmin ettiğimiz gibi de oldu.
Çin insanı düşünmüş, boyama yapmayı nasıl en temiz hale getirebilirizi diye :)
Bizce başarmışlarda :)

Sonrasında keyfini çıkarmak kaldı
Etka sadece su sürdüğü balığın renklendiğini görünce çok şaşardı :)
'Pakalım buası hangi yenkmiş' diyerek tamamladı balığını :)

Renkler örnek resimde ki kadar canlı çıkmadı ama yine de farklı bir deneyim oldu:)
3

Yaşıyoruz Biteviye...

Bugünlerde yanlız bindiğim otobüslerin camından akıp giderken dünya, neye ya da nereye baktığımı bilmeden düşünüyorum ben de
Beni buralara getiren sebebi,
Yıllar sonra olmak istediği yeri 
Ve aslında bunu gerçekten isteyip istemediğimi...
Kafamda deli sorular!
Etka olsaydı yan koltukta, sadece onun sorduğu, cevabı belli sorular olacaktı.
Mu ne anne, mu ne :)
'Yaşıyorum' dediğimiz nedir peki.
Kader mi?
Oysa
'Kaderin üstünde bir kader vardır' değilmiydi...
İnsanlar,arabalar,ağaçlar,evler otobüsün camından akıp gidiyor bu gri şehirde .
Sonra cevap buluyorum soruma;
Yapmak istediklerimle, yapmak zorunda kaldıklarım arasında yaşıyorum aslında!
Teselli buluyorum kendime, rahatlıyorum biraz, kim gerçekten istediği gibi yaşıyor ki...


Buaralar havalar hala 3 derece falan olsa da yine de bahar geldi buralara
Yeniden yeşerdi kupkuru dikenler,dallar
Her doğan güneşle, açan bir kuru dalla, umutlar yeşeriyor yeniden 
Dünya yeniden doğuyor...
Neyi, nasıl yaşıyorsak yaşayalım mutlu olmak için bu yetmez mi insana :))
12

Dede ile Söğüt Dalından Enn Organik Düdük Yapımı :)

Neredeyse bir ay olacak yazamayalı,uzun bir aradan sonra bir düt diyelim bari dedik:)
Babaanne dede burdayken fırsat buldukça gezmelerdeyiz.
Dün akşam üzeri de yazın neredeyse iki haftada bir gittiğimiz göle gittik. Etka suya taş atmanın keyfini çıkarırken dedesi de göl kenarında ki söğüt ağacından bir dal kesti.
Etka'ya düdük yapalım bundan dedi, attık arabaya söğüt dalını eve geldik :) 
Bilenler bilir belki, ama ben ilk kez gördüm ve çok şaşırdım. Hatta bir kaç farklı müzik aleti daha yapılıyormuş, bakalım uygun bir dal bulursak onları da deneyeceğiz:)
İşte merak edenler için söğüt dalından enn organik düdük yapımı aşamaları :)

Önce bir santimetre kadar kalınlıktaki söğüt dalının ucunu çapraz olacak şekilde kesiyoruz

Kestiğimiz ucun bir santimetre kadar uzağına yine bıçakla küçük bir kesik atıp fotoğraftaki gibi düzeltiyoruz.
Daha sonra yine dalın uzun kısmına doğru 4-5 cm kadar uzağı kabuğunu daldan ayırmak üzere çiziyoruz.

Kabuğunu çizdiğimiz yerlerini ve düdüğümüzün geri kalanını yumuşatmak için hafifçe dövüyoruz.

Zaten baharda canlı olan dallar hafif ıslaktır ve biraz zorlamayla çizik attığımız yerden kabuğu çıkıveriyor.

Kabuk çıkınca yukardaki fotoğraftaki gibi bir görüntü oluyor.sıradaki işlem dal kısmında görünen küçük kesiği büyütmek.

Kesik kısmı yine bıçakla derin bir şekilde büyütüyoruz.Püf noktası kabukta ki kesik küçük daldaki büyük olmalı.

Yukardaki fotoğraftaki hale gelene kadar kesik alanı güzelce derinleştiriyoruz.

Son işlem derinleştirdiğimiz kısım ile uç kısmı arasını biraz düzleştirmek, buradaki püf nokta ise uç kısmı aşağıya doğru biraz daha fazla kesmek.

Son olarak düdüğün görüntüsü yukarıdaki gibi olmalı.

Çıkardığımız kabuğu eski yerine tekrar takıyoruz.

Düdüğümüz hazır.

Etka büyük bir keyifle uzun uzun çaldı.
Ellerine sağlık dedeciğim.
7

Sayılarla Polis Amca Yapbozu

Sayılarla polis amca yapbozu yaptık
Renkli çıktı alıp ,yanlarına sayıları yazdık
Burada anlattığımız gibi Pvc kapladık
Parçaları kestik
Etka da bu parçaları bir araya getirdi seve seve

Resim tamamladıktan sonra da bir daha ilgilenmedi...
Bu dönemde her çocuk mu böyle bilmiyorum ama bir kez yaptıysa tamamladıysa ikinci kere oynamak istemiyor, kaldırıyorum uzunca bir süre sonra yeniden çıkarıyorum , ilk defa görüyor gibi :)


Yazdırmak isteyenler için A4 boyutu




4

Özgürlük Kuşları...

Bugün bir annenin daha yüreği yangın yeri ...
Bir annenin daha ahı çıktı Arş'a...
Cennet kuşları bir arkadaş daha geldi yanınıza...


Sen de,
"Cennet meyvelerinden yiyip biraz kilo al; olur mu, Be Çocuk? Annen biteviye üzgün olacak gayrı, bir de "oğlumun karnı doydu mu, biraz kilo aldı mı acaba oralarda" diye endişelenmesin.
Arada rüyasına giriver, sımsıkı sarıl ona, "ben iyiyim annecim, bak kilo da aldım,
 gül hadi n'olur" de.
Kokunu bırak yastığının üzerine...
Saçlarını okşa uyurken...
Yüreğine gir, içindeki yangına öpücüklerini bırak...
Ruhundaki sönmez alevler diner biraz belki...

Bugün bizim için,yitip giden Can'a üzülmek,siyasi değil vicdanidir...

Teşekkürler

.
Etkaca