Pages - Menu

30 Eylül 2012 Pazar

Transfer Çalışmaları

Transfer çalışmaları için erken aslında ama Etka severek yapıyor.
Başlangıç olarak legoları kaptan kaba boşaltmak,plastik topları kaptan kaba taşıma gibi çalışmalar yaptık.
Zamanla materyalleri de kapları da küçülttük.

Son Çalışmalarımız


Hava alanından gelirken aldığımız suyun şişesi :) bu şişeyi bir ay kadar sakladık :) 


Sonra bütün o nohutlar dağıldı,saçıldı parkelerde yuvarlandı..


Yuvalara fındık yerleştirmece:)


Kazanımlar: El-Göz Koordinasyonu,İnce Motor kas gelişimi, Bire bir eşleştirme,Korunum İlkesi

19 Eylül 2012 Çarşamba

Tadı Damağımda 'I'

Adana'da ikinci haftamda okul müdürümüz Özlem Hocanın 'hocam gercekten Adana'da 15 gün icinde hiç 'Patlıcan Kebabı' yemediniz mi? ' cümlesi üzerine gidilen bir çok veli iftarlarında üst üste ikram edilen Patlıcan Kebabı seni hiç unutmadım.

Eyvah! Mutfak da ben varım...

Aslında mutfakla tanışmam çok da eskilere dayanmıyor. Peki Ne kadar tecrübeliyim ?
Düğünden 10 gün sonra (bundan 5 yıl önce) eşim,mutfak ve ben baş başa kalınca iş de başa düşünmüştü.
İlk yaptığım bilgisayarda 'yemek tarifleri' klasörü oluşturmak oldu. Taze fasulye nasıl yapılır, ne kadar pirince ne kadar su konulur, nohut kaç dk.da pişer neredeyse herşeyi bulup kaydettim bu klasöre..
Adana'da öğretmenlik yıllarımdan kalan lezzetleri aradım en çok.. İçli köfte, patlıcan dolması, tencerede patlıcan kebabı, sarımsaklı köfte, el açması börek, baklava da cabası..
Eşim şimdi o günleri hasretle anıyor:)
Acemi ama cesur...
Evlenince adım attığım bu dünya aslında ne kadar da 'tam benlik' miş...

Hakkımızda

Eşini,evini,geri dönüştürmeyi,hediye vermeyi,ikna etmeyi,gezmeyi tozmayı,ilkbaharı,sonbaharı ve çocukları çok seven bir öğretmen ama daha çok 'anne'...
Eşini, işini, fotoğraf çekmeyi, doğayı, hayvanları, gökyüzünü, uzayı, dağları, ovaları çok seven bir yazılımcı ama daha çok 'baba'...


Oyunu oyuncakları ve çikolatayı çok seven bir çocuk ama daha çok 'CAN'...



İçimden Geldigi Gibi..

Neden içimden geldigi gibi...

Çünkü Daha samimi...

            Daha içten...

            Bazen karmaşık..

            Ama daha anlaşılır...
            Daha sıcakkanlı...
            Daha anne...

            Daha 'Ben'...

Gurbette ki Toruna 'anneanne-babaanne ,dede' Olmak...

Daha önce Gurbette 'anne' olmak'tan bahsetmiştim. Şimdi de bu toruna anneanne-babaanne,dede olmak nasıl bir duygudur..Onların gözüyle ve benim gözlemlerimle yazıyorum...

Yılda bir defa bir ay gördüğünüz,yabancı bir ülkenin kültürüyle büyüyen,haftada bir iki telefonda sesini duyduğunuz torununuza anneanne-babaannelik,dedelik yapmak...


Bir yazdan diğer yaza bir yaş büyüyen,ilk yıl kucakta,ikinci yıl yürüyerek,üçüncü yıl konuşarak gelen gelecek olan torununuzu hayal edememek..


Kaç numara ayakkabı giyer,en çok sevdiği çizgi film hangisi peki ya en çok sevdiği kek...


Bir anneanne bir babaanne trafiğinde gecen tatil boyunca araya ne sıkıştırılan sarılmalar öpmeler...ve tatil biter...


Bu yaz birkaç kez banyo yaptırdıysa torunu yada kaydırakta kaydırma  fırsatı bulduysan,aldığın bir oyuncakla gözlerinin ışıldadığını farkettiysen fazladan birkaç gülüşüne rastladıysan kardasın demektir..


Bir sonra ki yaza bir yaş daha büyümüş bir Etka bekliyor sizi..

Sevdiği keki listeden çıkaracak belki..
Bakışı gülüşü daha anlamlı olacak..
Yine bir karşılıklı alışma maratonu önümüzde ki yaza..
Hadi hayırlısı...Paylaşmak dileğiyle... 

Gurbette 'anne' olmak

İnsan nerde yaşıyor olursa olsun eğer o yerin gurbetligini yasıyorsa gurbettedir. Biz burda Kırgızistan'da kendi vatanımızda gibiyiz.gurbetlik çekmiyoruz vesselam..tek hissedilen şey 'özlem'..

Ama anne olduktan sonra hele de annem Türkiye'ye döndükten sonra gurbetliği hissetmeye başladık. Ama bu başka türlüyü. Anne-babaya abla-abiye hissedilenin dışında,alışılmasın dışında...


Evladımız yalnız büyüyordu..Anne ve babayla..Onda ki boşluğu doldurmak için hem anneanne babaanne sicakligiyla bağrımıza basmalı hem de dede şevkatiyle elinden tutup bakkala götürmeliydik..Teyze gibi hala gibi şımartmalı dayı gibi omzumuzda taşımalıydık..


Tüm bunları düşününce anladık..biz 'gurbet'teydik!

17 Eylül 2012 Pazartesi

Terbiyelenmiş Çemen ve Donkişotun Hasreti




Terbiyelenmiş Çemen

Tokatlı olmamızdan mütevellit (bu kelimeye bayılıyorum) çemene düşkünlüğümüz had safhadadır. Kokusu falan bir yana kahvaltıların değişmez oyuncularından biridir.
Misal Sanço Panço Donkişot için neyse, işte çemende benim için tam olarak budur.
İşin bencesi çemeni zenginleştirmekten ziyade çoğaltmak olan bu eylemi destekleyip canım gibi çemeni seyreltmelerine göz yumuşumun sebebi de budur.
Yoksa benim mis gibi kokan dağlarımdan topladıkları binbir çeşit baharatın oluşturduğu bu mükemmel harmoniyi terbiye etmek, evcilleştirmek bayan rottenmeier misali 
üç beş cevizemi düşermiş. 
Heyhat !

Malzemeler
Tokat Çemeni
Bişkek Cevizi
Ev Yapımı içine sevgi katılmış biber salçası
Zeytin yağı
Tuz

Hazırlanışı
Mutfak dolabının en alt rafından kırmızı plastik kap alınır, iyice yıkanıp kurulandıktan sonra malzemeler özenle kaba boşaltılır,
Lavabonun hemen sağındaki en üst çekmeceden bir kaşık kaba daldırılıp, r noktası çevresinde 14 tam bir yarım tur...